Muharrem Yıldız: “Bozcaada’da 3 şey benim için çok önemli”
CHP Bozcaada’da ön seçime sayılı günler kala, adaylardan Muharrem Yıldız ile neden aday olmak istediğini, kendisini diğer adaylardan ayıran özellikleri ve adaya dair yapmak istediklerini konuştuk.

Muharrem Yıldız: “Bozcaada’da 3 şey benim için çok önemli”


“Bozcaada için hayallerim var” sloganı ile yola çıkan, projelerinin bir kısmını geçen günlerde açık yüreklilikle sosyal medyadan gün gün paylaşan Muharrem Yıldız, bilindiği üzere Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. 1968 doğumlu olan ve çocukluğundan beri Bozcaada’da yaşayan Muharrem Yıldız’ın babası ada emniyetinde uzun yıllar bekçi olarak görev yapan rahmetli İbrahim Yıldız, annesi de Naile hanım.

İlköğretim ve lise eğitimini adada tamamlayan, bu süre boyunca da gerek bağlarda, gerekse ailesinin ev pansiyonunda çalışan Muharrem Yıldız emekçi bir ailenin çocuğu olarak, Bozcaada’dan Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden biri olan ODTÜ’yü kazandığında eğitim sebebiyle adadan ayrıldı. Bu esnada siyaset ile de tanışan Yıldız, Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin Çankaya Örgütü, ODTÜ Öğrenci Derneği Demokratik Katılım Grubu ve ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu’nda aktif görevlerde yer aldı. Ege Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarında “Sanayi Sitelerinde Çalışanların Siyasal Katılımları” ve “Bozcaada’dan Göçen Rumların Kültürel Kimlikleri” konularına yoğunlaştı. Muharrem Yıldız 26 senedir öğretmen, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi olarak eğitimciliğe ve bilimsel çalışmalarına devam ediyor.

Üniversite sonrasında öğretmen olan ve binlerce çocuk yetiştiren Muharrem Yıldız, parti üyeliğinin yasak olduğu içim devlet memuruyken üye olamadığı Cumhuriyet Halk Partisi’ne üniversite hocalığına geçtikten kısa bir süre sonra üye oldu ve bir neferi olarak çalıştı. 27 yıldır Yasemin hanımla evli olan Muharrem Yıldız’ın Umut ve Nil isimli iki çocuğu var.

Bozcaada Haber olarak birkaç gün sonra gerçekleşecek eğilim yoklamasında CHP’nin başkan adayı olabilmek için yarışacak iddialı adaylardan Muharrem Yıldız’a biz sorduk, o cevapladı.

Öncelikle hayırlı olsun. Pazar günü yapılacak oylamada partililer neden size oy vermeli?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin adada mevcut bir oyu zaten var. Partinin başkan adayı olmam durumunda bu oydan herhangi bir kayıp olmayacağı gibi ilaveten diğer partili seçmenlerden ve kararsız vatandaşlardan da büyük destek göreceğimi düşünüyorum. Parti bütünlüğünü korumak benim için önemli. Kendimi de, partinin mevcut oylarını arttırabilecek bu bütünlüğü koruyabilecek en güçlü aday olduğumu düşünüyoru. Zira çocukluk ve gençlik yıllarımdan beri adadayım. Girmediğim kahvehane, çayını içmediğim bir işletme, bulunmadığım bir sosyal ortam neredeyse yoktur. Zaman içerisinde bağlarda, işletmelerde, otellerde, lokantalarda hem çalışan emekçilerle hem de işletme sahipleriyle yakın ilişkiler içinde oldum. Adadaki sanatsal, kültürel ve sosyal etkinlikleri yakından izledim, çeşitli görevler aldım ve bu faaliyetlerin aktörleriyle de ilişkilerimi hep sürdürdüm sürdürmeye devam ediyorum. Bunlara ek olarak Adaposta, Mendirek ve Bozcaada Haber’de kaleme aldığım yazılarla Bozcaada’nın sorunları hakkında düşüncelerimi paylaştım.

Soruya dönecek olursam; halkın içinde olan, çalışkan, tüm kesimlerle iletişimi güçlü, adalıların sorunlarını dinleyen ve çözüm için çaba sarf eden, çatışmadan uzak, partinin oylarını koruyacak ve hatta yukarıya taşıyacak bir aday isteyen tüm partili yol arkadaşlarımın benim lehime oy kullanacaklarından da eminim.

Partinizdeki rakiplerinizin sizce eksik ve eleştireceğiniz yanları nelerdir?

Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki tüm adaylar değerlidir ve hepsi arkadaşımdır. Rakiplerimle ilgili eleştirilerimi ve önerilerimi zaman zaman hem ilçe yönetimimizle, hem de arkadaşlarımızla zaten konuşuyorum. Bu tartışmaları komuoyu önünde yapmam doğru olmaz. Burada eleştiri veya eksiklerden daha ziyade ben ada için neler planlıyorum, neyi düşlüyorum bunları konuşmak isterim.

O zaman projelerinizden biraz konuşalım...

Önce ön seçimi, ardından da başkanlığı kazandığımda kısa, orta ve uzun vadede yapacaklarıma dair hazırlıklarımız tamam. Tüm projelerimizi ve yapacaklarımızı bugün açıklamak yerine benim için önemli olan başlıkları dile getirmek isterim. Başkanlığım süresince benim için 3 şey çok önemli olacak:

1- Bozcaada’nın geleceğini Çocuklarımızın eğitimi ve kadın emeğinin değerlendirilmesi üzerinden kurmak  
2- Katılımcı belediyeciliği halkın içinde olarak kurmak
3- Adanın doğal, kültürel, tarımsal  yapısının ve zenginliklerinin korunması

Bu ana başlıkları biraz açar mısınız?

Adann geleceği dadalar... Eğitimlerine katkı olacak projeler hazırlamak, sanata eğilimlerini ortaya çıkarmak, yurtiçi-yurtdışı gezilere ve eğitim programlarına katılım, sporcu çocuklarımızın desteklenmesi planladığımız şeyler. İyi eğitim alan bugünün çocukları, gelecekte Bozcaada’nın insan kaynaklarının daha kaliteli olması anlamına gelecektir.

Bozcaada’da hem emek anlamında, hem de yönetici kademesinde dikkat edin kadınlar başroldedir. Ama bazı noktalarda yeteri kadar desteklenmediklerini, projelerine omuz verilmediğini görmekteyim.Bozcaada Kadın Kooperatifi çok önemli ve değerli bir girişim. Başkanlığım süresince ilk günden itibaren birçok proje için ilk ay görüşmeye başlayacağız. Bağlarda çalışan kadın emekçiler için hemen “eşit işe, eşit ücret” sloganı ile kadın-erkek arasındaki yevmiye adaletsizliğini ortadan kaldırmak için paydaşlarla görüşme yapacağım. Kendi üretimlerini tezgahına koyan kadın üreticilerin ne denli desteklendiğini başkan olduğumda gözlerinizle göreceksiniz zaten. Kadınlar ile birlikte birçok proje gerçekleştireceğiz, fikirlerinin adaya ne denli katkı sunduğunu hep birlikte göreceğiz.

Halkla iletişim konusunda neler yapacaksınız?

Bunun için ekstra bir şey yapmayacağım. Bugüne dek Muharrem Yıldız, Çınaraltı’nda, Zübeyde Hanım Çay Bahçesi’nde, İda Kahve’de, restoranlarda, sosyal tesislerde, Salhane’de, Kordon’daki çay bahçelerinde veya birçok noktada zaten hep vardı. Adalılar bugüne dek oralarda benimle nasıl karşılaşıyorlarsa başkan olduktan sonra da bu çok farklı olmayacak. Bunun için özel vaadler veya sözler vermeme gerek olmadığını düşünüyorum. Bu güne kadar adalılarla iletişimim nasılsa aynı içtenlikli ilişki devam edecektir. Sokaklarda yürüyen, insanlara “kolay gelsin” diyen, sorunlarını bizzat dinleyen, gelen telefonları yanıtlayan, randevularına sadık bir insan oldum. Başkan olduğumda da bu alışkanlığımı sürdüreceğim.  

Peki, adanın doğal yapısının korunması konusundaki fikriniz?

İşte o da bizim için en önemli maddelerden biri. Lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. Göztepe’ye herhangi bir tesis yaptırmayacağım. Ada merkezi içerisindeki parsellerin satışına dair geçmişte alınan kararı ilk toplantıda Belediye Meclisi gündemine getireceğim ve  iptali için elimden geleni yapacağım. Çevre ve mimari konusunda adada yaşayan ve konularında uzman olan adalılardan bir komisyon kuracağım ve onların düşüncelerini tavsiye kararı olarak meclis gündemine getireceğim. Adanın 3 bin yıllık kültürel ve mimari dokusu benim iki dudağımın arasında olamaz. Bunu birlikte konuşarak belirleyeceğiz ve her kararımızı adayı korumak yönünde belirleyeceğiz. 

Yaklaşık 1 ay önce sosyal medya hesaplarınızdan projelerinize dair paylaşımları tüm adalılarla ve takipçilerinizle paylaştınız. Tepkiler nasıldı?

Bugüne kadar projelerimi ve adaya dair fikirlerimi açıklarken “bana oy kaybettirir mi, ucu bir yerlere dokunur mu” gibi düşüncelere kapılmadım. Sosyal medyadaki bu paylaşımları yaparken de bu duruşu korumak istedim. Başkan olacağım diye düşüncelerimi saklayacak değilim. Bekçi İbrahim’in oğluyum, Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet kazanımlarının bu toprakların bu güne kadar gördüğü en ilerici ve devrimci kazanımlar olduğunu düşünenlerdenim, emekçiyim, akademisyenim, eğitimciyim, adaya dair hayallerimi çocukluktan beri büyütüyorum, solcuyum, çocukların geleceği ve ada kadınlarının projeleri benim için çok önemli, adanın doğal yapısını korumak için elimden geleni yapacağım, bağcılık olmazsa olmazım, sanatsız bir adanın içinin boşalacağını düşünüyorum, adadaki hayvanların yaşam şartlarını iyileştirmek için kafa yoruyorum, katılımcılığı önemsiyorum, turizmi kaliteli hale getirmek için çaba sarfedilmesi gerektiğine inanıyorum. Şimdi bunları kendi sosyal medya alanımdan paylaşmasam olmazdı. Yüzlerce insan her iletiyi beğendi, yorum yaptı, fikir beyan etti. Bu bir vebal ve bu sözlerin sorumluluğunun bilincindeyim. Ben kendi yapacaklarımı, yapmayacaklarımı ve devam ettireceğimiz hizmetleri gönül rahatlılığıyla, şeffaf bir biçimde paylaştım. Sol bir partiye emek, çevre ve katılımcılıktan yana kadrolar tarafından yönetilen bir adaya da yakışan bu şeffaflıktır.

Başkan olursanız nasıl bir belediye olacak?

Memurlarıyla ve çalışanlarıyla barışık, işini seven ve şevkle yapan insanların olduğu, çalışkan, sorunları büyüten değil, çözüm üreten bir belediye olacak. Solcu bir belediye olacak. Yani özgürlükçü, çalışanların sendikal tercihlerine saygı duyan, çalışma saatlerine sadık, üretimi teşvik eden bir belediye. Adadaki sivil toplum kuruluşlarını paydaş kabul eden ve onların adayı değerli kılacak projelerini destekleyen bir belediye. Halkla iç içe, konuşan, dinleyen, fikir alan ve çözen bir belediye olacağız.

 


Tarih: 12.12.2018 19:04