Bugun...
Verba volant scripta manent *


Mustafa Dermanlı
mdermanli@gmail.com
 
 

Mendirek dergisi üç senedir Bozcaada’ya dair arşiv oluşturmaya devam ediyor. Ortaya çıkmayan, bilinmeyen, unutulmaya yüz tutmuş, değeri bilinmemiş birçok konuyu, ismi, fotoğrafı geride bıraktığı 20 sayısıyla adalılara ve ada sevgisini içinde taşıyanlara ulaştırmasını bildi dergimiz. Dile kolay 20 sayı, 320 sayfa, üç sene, yüzlerce yazı, yüzlerce fotoğraf, onlarca isim...

Artık kahvede konuşulanlar bir sayfada “anılar” olarak birikirken, ada sanatında yaşanan gelişmeler bir diğer sayfada yer alıyor Mendirek sayesinde. Adaya dair sözü olan, fotoğrafı olan, çizgisi olan, düşüncesi olana bir alan açıyor Mendirek. Spora da, şiire de, geçmişe ve günümüze de yer var satırlarda. Bağcılık bir yanda, sorunlar ve çözüm önerileri diğer yanda yer buluyor sayfalarda.

Adadaki 400’ü aşkın işletmeden sadece 20’ye yakınının desteklediği, ortalama 2 bin nüfustan sadece 43’ünün abone olduğu, bir türlü ‘piar’ çalışması yapıp da maddi anlamda büyümeyi beceremeyen, belki de büyüse bugünkü tadı olmayacak, küçük ama ateşi cirminden oldukça büyük bir yer yakan dergi Mendirek.

Ada içinde dergiye karşı kulağının üzerine yatanlar, gözleri görmeyenler çokca olsa da İstanbul’dan, Rize’den, Yunanistan ve Avustralya’dan, hatta Burgazada’dan ve dahi Bursa’dan 40 dolayında “ada dışı” takipçisi var dergimizin.

Ay ortasında iki yakası bir araya gelmeyen memur misali, yaz mevsiminden arttırdıklarımızla kış mevsimi sayılarını çıkartabildiğimiz şehir efsanesi değil, bir gerçek. Ucu ucuna yettirdiğimiz, buna rağmen dört mevsim karınca gibi ürettiğimiz, kışın nüfus azalınca  kargalarla yeni sayıları okuduğumuz da bir başka gerçek.

“Okumak şart, adayı seviyoruz, yedi göbekten adalıyız, kökümüz buralı”cılara da, “sonradan adalı” olanlara da, “bir türlü adalı olamayanlara” da, “uzaktan adaya vurulanlara” da selam ediyor narince Mendirek. Eşit ve samimi. “Kimsenin değil, herkesin” diyerek.

* * *

Bundan üç sene evvel Serkan’a Haluk abinin “Gençler bu iş sandığınız kadar kolay değil, iyi düşünün” nasihati, akabinde Serkan birkaç reklam bulduktan sonra kendisine, “Birader iyi diyorsun da bu reklam verenlerin büyük kısmı, birkaç sayı sonra ortada olmazlar” deyişimi çok net hatırlıyorum. Ve ilk iki sayıda editör, üçüncü sayıdan itibaren de nurtopu gibi kucağımda taşıyıp da bugüne getirdiğim, bazı sayılar tamamen yanlız kalıp da isyan ettiğim, e-postalarıma dahi cevap alamadığım, kendimi yalnız hissettiğim dergi günlerini... Üç sene evvelini düşününca bir yanım “Ah Serkan ah” derken, biriken güzellikleri ve geleceğe dair taşıdıklarımızı görünce “İyi ki ısrarcı olmuşsun Serkan iyi ki” diyorum.

Mendirek yaşça büyüyor. Üç sene ve 20 sayı, yüzölçümü olarak böylesi ufak bir yerde büyük bir başarı. İlçeleri geçtim, 81 ilin birçoğunun böyle kaliteli içeriğe sahip, böyle özenle hazırlanan, renkli kağıda basılan, tek tek paketlenip ilgilisine ulaştırılan dergisi yok. Gel de gurur duyma! Ha, gelecekte ne olur, bilemiyorum. Ama belirtmeliyim ki aynı heyecan ve hevesim devam ettiği sürece, kağıda müptela olan insanları gördükçe, Bozcaada’ya olan inancım ve sevgim sürdükçe ben bu işte varım. Yeter ki sol göğsümün altındaki cevahir solmasın, birileri tarafından soldurulmasın, kırılmasın.

* Söz uçar, yazı kalır

Bu yazı Mendirek dergisinin 20. sayısında yayınlanmıştır.



Bu yazı 536 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
bozcaada
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
bozcaada
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

GESTAŞ'ın %25 zam yapmasını ve sonra da 5TL indirimini nasıl değerlendiriyorsunuz?


YUKARI