Bozcaada’da uzun yıllardır beklenen Koruma Amaçlı İmar Planı sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısı 20 Ocak 2026’da gerçekleştirildi. Toplantıda, planın hangi aşamada olduğu, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve izlenecek yol kamuoyu ile paylaşıldı. Yetkililer, sürecin bir imar affı değil; adanın doğal, tarihi ve kültürel kimliğini korumaya yönelik bütüncül bir planlama çalışması olduğunun altını çizdi.
“Bu yalnızca teknik bir imar çalışması değil”
Toplantının açılışında yapılan konuşmalarda, Koruma Amaçlı İmar Planı’nın sadece yapılaşma kararları içeren teknik bir çalışma olmadığı vurgulandı. Sürecin, Bozcaada’nın doğal, tarihi ve kültürel mirasını koruyarak geleceğe taşımayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım olduğu ifade edildi. Belediye yetkilileri, planlama sürecinin şeffaf, katılımcı ve ilgili koruma kurullarıyla eşgüdüm içinde yürütüldüğünü belirtti.
107 hektarlık alanda kapsamlı çalışma
Sunum bölümünde; şehir plancısı, mimar, peyzaj mimarı, restorasyon uzmanı, sanat tarihçisi, arkeolog ve sosyologlardan oluşan uzman ekip tarafından yürütülen teknik çalışmalar aktarıldı.
Bu kapsamda:
-
Arazide yapılan yerinde incelemeler,
-
Belediye ve Koruma Kurulu arşivlerinden derlenen geçmiş planlar,
-
Tescilli yapılar, parseller ve sit alanlarına ilişkin güncel veriler,
-
Vatandaşlardan alınan geri bildirimler ve anket sonuçları
bir bütün olarak değerlendirildi.
Birinci etap çalışma alanının 107 hektar olduğu, bu alanın kentsel sit ve arkeolojik sitlerden oluştuğu belirtildi. Bozcaada genelinde toplam 256 tescilli yapı bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Sunumda, geçmiş yıllarda parsel bazında yapılan plan tadilatlarının kentsel bütünlüğü bozduğu ve bu nedenle bütüncül bir koruma planının zorunlu hale geldiği açıkça ortaya konuldu.
“Parsel bazlı tadilatlar kentsel dokuyu parçaladı”
Sunum sırasında söz alan şehir plancısı Murat Yıldız, 1993 yılından bu yana yapılan plan tadilatlarını kronolojik olarak değerlendirerek özellikle son 20 yıla dikkat çekti.
Yıldız, 2009 yılında başlatılan planlama sürecine rağmen bütüncül bir plan hayata geçirilmediğini; bunun yerine kişisel taleplere göre şekillenen çok sayıda parsel bazlı plan değişikliği yapıldığını ifade etti.
Bu yaklaşımın Bozcaada’nın mekânsal bütünlüğüne ciddi zarar verdiğini vurgulayan Yıldız, söz konusu uygulamaların koruma ilkelerine ve planlama disiplinine aykırı olduğunu, bugün yaşanan pek çok sorunun temelinde de bu bütünlükten uzak kararların yattığını söyledi.
Etap sınırları neden böyle belirlendi?
Toplantıda, birinci etap sınırlarının nasıl belirlendiğine ilişkin sorular da gündeme geldi. Uzmanlar, sınırların belediye tarafından tek taraflı belirlenmediğini; ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda, koruma statüleri esas alınarak oluşturulduğunu ifade etti.
Birinci etap alanının özellikle kentsel sit ve arkeolojik sit alanlarını kapsadığı, etap sınırlarının parsel sınırlarına göre değil, sit alanı sınırlarına göre belirlendiği vurgulandı. Bazı parsellerin bir kısmının etap içinde, bir kısmının dışında kalmasının da farklı koruma statülerinden kaynaklandığı belirtildi. Bu parsellerin ikinci etap çalışmalarında daha ayrıntılı biçimde ele alınacağı ifade edildi.
Tarımsal alanlar ve yapılaşma koşulları
Birinci etap sınırı içinde kalan tarımsal alanlara ilişkin sorular üzerine, bu alanların 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendirileceği belirtildi. Tarımsal alanlarda yalnızca mevzuatın izin verdiği, tarımsal faaliyetlere uygun uygulamaların mümkün olabileceği net şekilde ifade edildi.
Tip proje yok, plan notları var
Toplantıda, Bozcaada’da tip proje uygulanıp uygulanmayacağı da gündeme geldi. Yetkililer, tek tip yapılaşmanın doğru bulunmadığını; bunun yerine plan notlarıyla çerçevesi belirlenen ancak mimari tasarım özgürlüğünü koruyan bir yaklaşım benimsendiğini açıkladı.
Plan notlarıyla yapı oranları, çıkmalar, kullanılan malzemeler, cephe ve sokak ilişkilerinin belirleneceği; ancak mimarların bu sınırlar içinde tasarım yapmaya devam edeceği vurgulandı.
“Bu plan bir af değil”
Kaçak yapılar ve geçmişte kurallara aykırı uygulamalara ilişkin beklentilere de net yanıt verildi. Yetkililer, Koruma Amaçlı İmar Planı’nın bir af ya da geçmiş uygulamaları yasallaştırma süreci olmadığını açıkça ifade etti. Planın amacının, Bozcaada’nın mekânsal ve yapısal karakterini koruyacak adil ve eşit kurallar oluşturmak olduğu belirtildi.
Para cezaları ve yaşanan mağduriyetler
Soru–cevap bölümünde bir vatandaş, geçmişte uygulanan bir idari para cezası nedeniyle mağduriyet yaşadığını dile getirdi. Belediye Başkanı Yahya Göztepe, ceza uygulamalarının keyfi olmadığını, mevcut mevzuat ve denetim yükümlülükleri çerçevesinde yapıldığını söyledi.
Teknik ekip ise, bu cezaların plan sürecinden bağımsız olarak yürürlükteki mevzuat kapsamında uygulandığını; ancak plan tamamlandığında daha net, öngörülebilir ve eşit bir uygulama ortamı oluşacağını ifade etti. Koruma Kurulu kararlarının belediye tarafından değiştirilemediği, belediyenin bu süreçte uygulayıcı konumda olduğu özellikle vurgulandı.
Hedef: Mart ayı meclisi
Birinci etap planının ne zaman belediye meclisine getirileceği sorusuna yanıt veren Belediye Başkanı Göztepe, hedeflerinin planı Mart ayı meclis gündemine taşımak olduğunu açıkladı. Ancak sürecin yalnızca belediyenin inisiyatifinde olmadığını, ilgili kurum ve kurullardan alınacak görüşlerin takvimi etkileyebileceğini belirtti.
Detaylar ayrı toplantıda açıklanacak
Yapılaşma koşulları, plan notları, yapı derinlikleri gibi teknik konuların ise birinci etap planının ana çerçevesi netleştikten sonra yapılacak ayrı bir bilgilendirme toplantısında ele alınacağı ifade edildi.
“Bu bir kısıtlama değil, koruma aracıdır”
Toplantının sonunda yapılan ortak değerlendirmede, Koruma Amaçlı İmar Planı’nın Bozcaada için bir kısıtlama değil; adanın sahip olduğu mekânsal ve yapısal karakteri koruyarak gelecek kuşaklara aktarmanın temel aracı olduğu vurgulandı. Sürecin şeffaflık, katılımcılık ve ortak akıl ilkeleri doğrultusunda devam edeceği belirtilerek toplantı sona erdi.


































