Bugun...
BOZCAADA TATİLİM NASIL ZEHİR OLDU -2


İzzet Akın Tütüncüler
dr.akintutunculer@hotmail.com
 
 

Bir promil  yasal sınırın üstündeymiş, böyle trafiğe çıkmamalıymışım falan… Doktor ha bire konuşuyor. En sonunda bağırdım, “Kardeşim polis misin doktor musun sen hastanı muayene et”. Akıllanmıştır herhalde. Neyse, adli muayene bitti, sonra karakola gittik. Motorsikletin sürücüsü benden şikayetçi olmuş. Karakolda ceza kestiler, ifade verdim. Ceza da ceza, 3 bira değil sanki 300 bira içmişim… Bir de ehliyetimi aldılar mı! Dolayısıyla arabayı da süremeyecek duruma düşmüş  oldum. Yok ya! Sürerim herhalde, bir daha kim durdurup soracak ki ehliyeti. Önce, “Ah ah nerden geldim buraya” diye kendi kendime söylenirken adadaki bu halin bile İstanbul’un o keşmekeşinden iyi olduğunu fark ettim.

İşler bittiğinde karakoldan ayrılırken gece olmuştu, sonunda bir taksiye bindim otele geçtim. Hele şükür otele geçtim. Bir uyumuşum ki sormayın. Ertesi gün öğlene doğru kalktım bir kahvaltı ve adanın en güzel plajlarını otel görevlisinden öğrendim, her gün birisine gideceğim, planladım.

Adanın denizi harika, kumsal ne kadar güzel. Esiyor bir de, sıcaktan bunalmıyorsun. Güneşin altına serindim oh be harika. Açtım soğuk biraları da ardı ardına… Akşama kadar deniz kumsal soğuk bira derken kendimden geçmiş sızmışım. Uyandığımda midem bulanmaya karnıma kramplar girmeye başladı. Bir daha denize girsem, üşüyünce açılır mıyım diye düşündüm. Bu kez hızlıca suya girerken ayağıma bir şey battı. Yemin ederim balığı, nebatı, insanı, denizi, güneşi  ada toptan bana cephe almış sanki! Bırak bulantımın geçmesini daha da şiddeti arttı ve ayağım zonklamaya başladı. Bir baktım ki topuğuma iki tane deniz kestanesi batmış. Hemen ambulansı aradım. Ambulans vakadaymış. Motor kazası mı, ATV kazası mı bir şeyler geveledi 112’deki kadın. Ya fenalaştım ben, diye bağırdım telefondaki kadına. “Yeminle bankaların iletişim hatlarındakiler sizden daha ilgili” dedim, ağzının payını verdim.

Gene kesin o kız kaza yapmıştır, dedim içimden. Böyle sürerse olacağı bu, her gün kaza yapar ne olacak. Neyse ambulans geldi aldı götürdü beni. Devletten bunun için para alıyorlar sonuçta tabii ki götürecekler. Daha beni götürürken gene vaka verdiler telsizden. Başka kestane batması mı diye sordum, ambulanstakiler salak salak baktılar. Ne var yani olamaz mı? 

Sağlık Ocağı’nda dünkü kel doktor vardı gene, baktı ateş mateş tansiyon… “Sizin asıl sorununuz güneş çarpması ” dedi. Kestaneleri çıkartmaya uğraştı onları da beceremedi. “Çok derinde, daha fazla zedelemeyeyim, iltihap kapmasın, yavaşça kendisi çıkar” dedi. “Beni sevk et karşıya çıkarttırmak istiyorum sen beceremedin”, dedim. Asıl sorununuz güneş çarpması tedavi uygulamam lazım, dedi onu da ben kabul etmedim. Orada muayene bekleyenlerden biri uyardı Allah’tan, “Doktordan karşıya öncelikli geçiş için kağıt istesene”, dedi. “Acil büyük bir hastaneye gitmesi” lazım falan yazılınca o kuyruklarda durmaya gerek olmayabiliyormuş. İyi oldu bunu öğrendiğim, yarın bugün adadan ayrılırken sıraya girmemek için gelir doktora, alırım bir kağıt. Bende hastalık bitmez sonuçta...

Akşama doğru da bağlardan kendin üzüm toplayabildiğin bir etkinliğin ilanını gördüm. Ona da yazıldım hemen. Hem adada üzümcülüğün yaşatılmasına destek, hem de turistlerin bağdan kendi elleriyle üzüm toplaması için bir etkinlikten bahsediliyor. Bindik traktörlere darbuka, klarnet, şarkılar eşliğinde bir üzüm bağına götürdüler. Üzümler şahane gerçekten de. Bize üzüm toplamak için küçücük bir sepet vermişlerdi. Ben de bunları yutacak göz var mı? İki büyük poşet de ben aldım yanıma traktöre binerken. Bağda hem yedim, hem de en az 15 kilo toplamışımdır. Traktördekiler nasıl bakıyor kıskanç kıskanç var ya bir görseniz!

İşte  bunların hepsini anlatayım size de sizin de tatiliniz zehir olmasın. Siz siz olun adaya gelince motorsikletlere dikkat edin, rezervasyon yaptırın vapur için, alkollü araç sürmeyin, mümkünse sağlık ocağına işiniz düşmesin kestane bile çıkaramıyorlar ve üzüm toplama etkinliğine yanınızda dev torbalar götürün verdikleri sepetler küçücük. Ha, magandalara da dikkat edin, “son yıllarda huzuru kaçtı buraların” diyorlar, benim ilk gelişim bakalım seneye durumu anlatırım.



Bu yazı 2942 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
bozcaada
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

GESTAŞ'ın %25 zam yapmasını ve sonra da 5TL indirimini nasıl değerlendiriyorsunuz?


 YUKARI