Bugun...
İks Kasabası'nın Hikâyesi (Ada hikayesi değil)


Muharrem Yıldız
muharrem_y@yahoo.com
 
 

“Sinirliyken konuşma” derdi bir büyüğüm. O nedenle olayın sıcaklığını kaçırmayı göze aldım; yine de Habbele’de Serkan’a yapılan eşkıyalığı yazmadım. Belki aradan geçen bir hafta içinde Serkan’ın Habbele’de uğradığı terör, alıkoyma, korkaklık ve zavallılıklarla dolu iğrençlik, yoğun gündem yüzünden biraz soğumaya başladı. Ama bugün yazma vakti.

Sevgili okur, hiçbir yazımda kişileri ve olayları konu almamaya özen gösterdiğime tanık olduğunuzu zannediyorum. Bu yazıda da bir görgüsüz bir komprador bozuntusundan ve ona uşaklık yapmaya gönüllü, işi sadece hafriyat olan zavallılardan bahsedip, kişilere ilişkin bir şey yazmayacağım. Aynı şekilde Habbele’de yıllardır herkesin gözü önünde yaşanan doğa katliamını ve ona güya yasal olduğu gerekçesiyle göz yuman Adalı yöneticilerin sergilediği tutumdan da bahsetmeyeceğim. Ben kişilerin pervasızlıkları ve kötü niyetleri ve olayların çarpıklığının ardındaki düşünceleri yazmaya niyetliyim.

Türkiye’nin benzer birçok yerinde yaşanan, bizim memleketimizde de gerçekleşiyor. Bu olay(lar) şu sırayla gerçekleşiyor.

* Önce basit taşra kasabasının toprakları, doğal güzellikleri, denizi, tarımı, insan kalitesi, bunların kıymetini bilenler tarafından keşfedilir.

* Yavaş yavaş bu taşra kasabası, dışa açılmaya başlar.

* Herkesin gözdesi haline gelen İks Kasabası, herkesin beğendiği bir yer olmaya başlar.

* İks Kasabası'nın insanları bu arada hak etmedikleri ve emekleriyle kazanmadıkları bir gelir artışıyla, hasbelkader tanışırlar.

* Bu gelir artışı İkslilerin ayranını kabartır.

* Ama ilk gelen ve İks Kasabası'nın değerini bilen kişilerden öğrendikleri ve geleneklerinin kırıntıları sayesinde memleketlerine yönelik belirli bir korumacı tutumları da vardır.

* Bu korumacı tutum daha çok komşusuyla ilgilidir. Kendisi söz konusu olduğunda Adalılık Madalılık bir şey ifade etmez. (Affedersiniz yanlışlıkla Adalılık dedim İks Kasabalılık demek istedim.)

* Gözde bir mekan olan ve eskisiyle karşılaştırılamayacak ranta ulaşmış olan İksya toprakları bazı kurnazların, açgözlülerin dikkatini çeker.

* Bu kurnazlar ne kentli burjuva kültürüne sahiptir, ne de Amerika’da, Avrupa'da okusa bile, evrensel kültürle bir bağı vardır. Bildiğin açgözlüdür.

* Amaçları İks Kasabası'na ilk gelenler gibi oraya katkı yapmak değil; orayı yok etme pahasına sömürmektir.

* Bu kişiler az ile yetinecek insanlar da değildir.

* Maddi amaçlarına ulaşmak için her türlü insani özelliği göz ardı edebilirler.

* Önce İks Kasabası'ndan bazılarını kafalarlar. Yöneticilerini tavlarlar.

* Zaten İks Kasabası'nın içinde onlara destek olmaya hazır birçok yerel unsur vardır.

* Ayrıca İks Kasabası'nın olduğu ülkeyi yönetenlerin çoğunluğu bu görgüsüz, cahil, hadsiz, cüretkâr, ırkçı, rantçı kurnazlara benzedikleri için, istedikleri yasal izinleri de kolaylıkla alabilirler.

* Yasal izinlerin alınması ve doğa katliamlarının yasal kılıfa uydurulması, İks Kasabası'nı yönetenleri de rahatlatır. Derin bir ohh çekerler; artık kendileri sorumlu değildirler. Kolaylıkla viskilerini yudumlayabilirler.

* Ama bu İks Kasabası'nda herkes kurnaz değil ya da onlarla işbirliği içinde değildirler.

* Rant o kadar büyümüştür ki, eskiden İks Kasabası'nda artık yollar kesilir, “sen kimsin lan” gibi tehditler normalleşir.

Sonra ne mi olur? Onu yazmayacağım. Allah, memleketimizi korusun. Madem biz koruyamıyoruz…



Bu yazı 1135 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Adada zincir market açılması konusunda ne düşünüyorsunuz?


 YUKARI