Bugun...
Anıt


Sadi Demir
sadidemir@hotmail.com
 
 
Osmanlı İmparatorluğu büyük bir çınar ağacıydı. Yıkılması da yaşlı bir çınar ağacının devrilmesi gibi dramatik ve bir o kadar acı dolu oldu. 
 
İşte bu büyük imparatorluğun devrilmeye başladığı 1912 sonbaharı, köklerinden gelen çatırdama seslerinin o yıl yaşanan deprem sesine karışarak kulakları çınlatmaya başladığı senedir. 
 
8 Ekim’de Balkan Savaşı’nın başlaması, Bozcaada için de yeni bir dönemin başlangıcı oldu. 7 Kasım 1912 Perşembe, Albay Bratsanos komutasında boğazı gözetleme ve takip görevi alan Yunan filosu, 4 muhrip, 2 torpidobot ve bir denizaltı gemisiyle Bozcaada Limanı’na gelerek fiilen işgal etti. Bozcaada’yı kaybetmemiz bir balta darbesi gibi sarsıcı ve aniden oldu.
 
30 Mayıs 1913’te Balkan devletleriyle yapılan Londra Konferansı’nın sonucunda, Ege Adaları’nın ve Bozcaada’nın geleceğinin, Avusturya-Macaristan, Almanya, İngiltere, Rusya, İtalya ve Fransa tarafından belirlenmesi konusunda anlaşıldı.
 
14 Kasım 1913’te Osmanlı ve Yunanistan arasında yapılan Atina Antlaşması’nın 15’inci maddesinde, Ege adalarının ve Bozcaada’nın statüsünün yukarıda sayılan 6 büyük devlet tarafından belirlenmesi kabul edildi.
 
13 Şubat 1914’te bu altı devletin (Büyükelçiler Toplantısı) Osmanlı ve Yunanistan’a bildirdikleri karar üzerine, Gökçeada,  Bozcaada ve Tavşan adaları, Osmanlı’ya geri veriliyordu. Ancak bütün ülkelerin gergin ve tedirgin olduğu süreçte biri tetiğe dokununca Birinci Dünya Savaşı çıkıverdi. Haliyle Bozcaada da geri alınamadı.
Osmanlı, hayatta kalabilmek için girdiği Cihan Harbi’nde, kaybedenler tarafında yer almasıyla, imzaladığı Sevr Anlaşması’nın 84’üncü maddesinin ikinci paragrafında “Bundan maada, Türkiye İmroz ve Bozcaada (Tenedos) cezireleri üzerindeki bilcümle hukuk ve tasarrufatından Yunanistan lehine olarak feragat eyler” diyerek bir nefesini de Ege Deniz’inde bırakıyordu.
 
Malum, sonrasında küllerinden doğan bir millet, var olma savaşı ve zafer. Zaferin hukuken tescili ise Lozan Antlaşması. Lozan’ın 12’nci maddesi ile Bozcaada yeni bir nefes olarak tekrar Anadolu’nun bağrına dönüyordu.
20 Eylül 1923 Perşembe, Hızır Reis Gambotu Bozcaada limanına yaklaşmaktadır. Yolcuları, Mülkiye müfettişleri Kadri Bey ve Avni Bey, Teğmen Nevzat Bey komutasındaki 45 Jandarma eri ve 10 polis memuru. Tarihi görevlerini yerine getirerek Bozcaada’yı 10 yıl 10 ay 13 gün sonra fiilen teslim almışlar, aynı gün ay yıldızlı bayrağı, Bozcaada toprakları üzerinden gökyüzüyle buluşturmuşlardı. 
 
İşte yukarıda bir kısmı anlatılan tarihi sürecin, Lozan’da Bozcaada için yapılan mücadelenin ve kazanımın sembolü olarak bir anıt dikilmiştir.
 
Bu anıttan pek az kişi haberdar olmakla birlikte görenlerin sayısı çok daha azdır. Unutulmasa bile unutulmaya yüz tutmuş vaziyettedir.
 
Yaklaşık 5-6 metre yüksekliğinde, dayanıksız malzemeden yapılmış bu anıt bugünkü Cumhuriyet Meydanı’nda bulunmakta idi. Anıt bayraklarla süslenir kutlamalar ve törenler bu anıt önünde yapılırdı.
Yıllar içerisinde yıpranması ve tamir edilmesinin pek mümkün olmaması gibi nedenlerle 70’li yıllara kadar ayakta kalmayı başarmış olan anıt, dönemin mülki amiri tarafından kaldırılmış ve anıtın sadece anısı kalmış, kendi yok olmuştur.
 
Yazılı kültürün pek gelişmediği toplumlarda, toplumsal belleği erozyona uğratmak, hatta alternatif bellek oluşturmak sıkça karşılaşılan bir durumdur. İstanbul fiilen işgal altındayken imzalanan Lozan Anlaşması da maalesef alternatif bellek oluşturma çalışmalarına konu olmaktadır. Yarı sömürge haline getirilmiş bir topluma özgürlüğünü veren, aynı zamanda Bozcaada’yı vatan toprağı yapan Lozan Antlaşması’nın yüzüncü yılına sadece üç yıl kaldı. Savaşla değil barışla kazanılan bu topraklar yüzüncü yıla, Lozan’ı, Lozan için yapılan mücadeleyi ve Bozcaada’nın 10 yıl 10 ay 13 günlük esaretini hatırlatacak bir anıtla mı girecek, yoksa hamasi nutuklarla mı? Bakıp göreceğiz ya da çalışıp bakacağız. Seçim Bozcaada’nın. 


Bu yazı 1767 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Turay Akar
12-06-2020 14:42:00

Sadi Bey, bu güzel bilgilendirme yazınızdan dolayı sizi tebrik ederim. Adamızın tarihsel bağını anıtla sembolize etmek çok faydalı olacaktır. Bu konuda Kaymakamımız ve Belediye Başkanımız öncülüğünde bir kampanya başlatılırsa ben de katkıda bulunmak isterim.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

GESTAŞ'ın %25 zam yapmasını ve sonra da 5TL indirimini nasıl değerlendiriyorsunuz?


 YUKARI