Bugun...
İstenmeyenlerin adası


Sadi Demir
sadidemir@hotmail.com
 
 

Hikâye ada tarihine ilgi duyanlar tarafından bilinir. Denizler tanrısı Poseidon’un Kyknos adındaki oğlu, Lâpseki bölgesinde bir Miletos kolonisi olan Kolonai’nin kralıymış. Tenes adında bir oğlu varmış. Tenes’in annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey anne Philomene, Tenes’e iftira atmış ve kendine yalancı tanık olarak da bir kavalcı bulmuş. Kral Kyknos bu iftiraya inanmış ve oğlunu bir sandığa kilitleyerek denize attırmış. Sandık, dede Poseidon yardımıyla boğazdan geçerek Leukophrys kıyılarına ulaşmış. Ada halkı Tenes’i kral yapmış ve adanın adını “Tenes’in adası” anlamına gelen “Tenedos” olarak değiştirmiş. Kyknos kısa bir süre sonra oğluna atılan iftirayı anlamış ve özür dilemek için adaya gelmiş. Tenes, babasının gemilerinin limana yanaştığını görünce balta ile gemilerin halatlarını kesmiş. Günümüzde, biri bir başkasıyla görüşmek istemediğinde bu hikâyeden kaynaklanan “Tenes’in baltası ile kesmek” deyimi hâlâ kullanılmaktadır.

Olaylar anlatıldığı gibi mi olmuştur bilinmez, ancak hikâye bize gösteriyor ki Bozcaada tarihi, istenmeyen bir adamın kötü talihiyle başlamış. Zaman denilen örümcek “nasıl başlarsa öyle gider” aforizmasını doğrulamak istercesine örmüş ağlarını.

Antik dönem deniz ticaretinin önemli sığınma noktalarından biri de Bozcaada’dır. Tepelerinde bembeyaz kanatlarıyla yel değirmenleri. Limanlarında rengârenk yelkenliler. Bir o kadar renkli Bozcaada kedileri. Çekiç sesleri ve ahşap kokusu. Çarşı da liman kadar haraketli. Gemicilerin uygun rüzgârı beklerken konaklayabileceği ve eğlenebileceği pek çok mekân. Bu mekânları dolduran denizciler, meraklı gezginler ve maceraperestler. Bu insanlar hayallerinin ve umutlarının verdiği güçle bir limandan aldıkları hikâyeleri bir başka limana taşımakta.

Farklı diyarlar görmek ve yeni fikirlerle tanışmak için bol bol gezilere çıkan ve deniz yolculuğu yapanlardan biri de Miletli Thales (M.Ö 624- 546). Yedi bilgenin ilki, bilimde, felsefede matematikte, astronomide ve pek çok disiplinde kazandığı haklı şöhreti hâlâ devam etmekte.

Aristoteles’in anlattığına göre, Thales bilgisi sayesinde, daha kış ortasındayken o yıl zeytinin fazla olacağını tahmin etmiş, bunun üzerine pek aşağı bir fiyatla zeytinyağı değirmenlerini kiralamış ve mevsimi gelince sıkışan zeytincilere bu değirmenleri daha yüksek fiyatla kullandırarak, iktisat bilimine de merhaba demiştir.

Değirmen meselesi yüzünden dönemin zeytincilerinin Thales’den pek hoşlanmadıklarını ve yakınlarında görmek istemediklerini düşünmek çok da yanlış olmamalı.

Bozcaada’ya gelip hayatının son dönemini geçirmesinde, kendini kandırılmış hisseden zeytincilerin itici gücü mü, yoksa astronomi konusunda çok önemli çalışmaları bulunan Bozcaadalı Cleostratos’un çekim gücü mü etkili olmuştur bir karar vermek zor, ancak kabul gören bir görüşe göre Thales, Bozcaada’da ölmüştür.

 

Belki de bu büyük bilge 365 günden oluşan takvimini bu küçük adada bulmuştur, ekinoksun zamanını ve mevsimlerin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini bu topraklarda hesap etmiştir. Piramitlerin boyunu hesapladığı gibi belki de Göztepe’nin  ilk ölçümünü Thales yapmıştır.

Thales ve Bozcaadalı Cleostratos nasıl bir arkadaşlıkları oldu, birbirlerine ne anlattılar ne öğrettiler bilmemiz mümkün değil ancak Thales ve Cleostratos’un Apollon tapınağının arkasındaki tepede yıldızları seyrederken ada şarabı eşliğinde bir Troya şarkısını söylediklerini hayal etmemize engel olan da yok sanırım.

Zamanın makarasını biraz ileriye saralım. Doğu Roma İmparatorları IV. Andronikos (1348-1385 ) ve babası V. İoannis (1332-1391) Bozcaada ile yolu kesişenlerden. V. İoannis 1370 yılında Venedik’e gider. Amacı imparatorluğun elinin dar olduğu zamanlarda rehin bırakılan Roma krallık tacını ve mücevheratı geri almaktır. İmparatorun elinde nakit olmadığı için rehin bırakılanlar karşılığında altın veremez ama Bozcaada’yı teklif eder. Tekliften bir şekilde haberdar olan Cenevizliler oğul İmparator IV. Andronikosu ikna ederek bu takası durdurmayı başarırlar. Bunun üzerine Bozcaada’ya sahip olamayan Venedikliler tatsızlık çıkartıp pazarlığa gelen  baba V. İoannis’i esir alırlar.

Baba kral V. İoannis yabancımız değil. Kendisi Roma İmparatoru olduğu gibi aynı zamanda Orhan Bey’in kayınbabasıdır. Zamanında taht mücadelesinde rakibi Kantakuzenos galip gelince V. İoannis'u İstanbul’dan atıp; Bozcaada'ya sürgüne göndermiş.

Böylece Bozcaada, imparator ve aynı zamanda ceddimizin kayınbabası unvanlarına sahip olan V. İoannis’e kol kanat germiş. Ada hayatını pek beğenmemiş olacak ki bir yolunu bulup Bozcaada’dan kaçarak Konstantinopolis'te tekrar tahta çıkmış.

Venedik zindanlarına geri dönelim. Zamanında Bozcaada’da sürgün edilmiş kral V. İoannis, oğlu IV. Andronikos’a mektup yazmış, “Kilise arazileri dahil  ne var ne yok sat gönder. Derdin iyisi ölmek, borcun iyisi vermek. Ödeyelim Venediklilerin parasını” demiş.

Oğul IV. Andronikos, babasının başına gelenlere ve yardım mektubuna kayıtsız kalmış. Ancak hayırlı olan ikinci oğlan borç harç parayı denkleştirerek baba kralı zindanlardan kurtarmış.

Bozcaada’nın neden olduğu olaylar burada bitmemiş tabi, Kral IV. Andronikos gönlünden kopup, Bozcaada’yı 1377’de Cenevizliler’e vermiş. Dönemin Bozcaada yöneticisi adayı teslim etmeyince kralın otoritesi sorgulanır olmuş. Çıkan kargaşa sonrası İmparator IV. Andronikos tahtından olmuş.

Halil Hamit Paşa (1736-1785). Aslında başka bir dönemde sadrazam olsa tarihe ismini daha bir parlak yazdırabilirdi. Bankamatik yeniçeriliğe (esâmî iradı) kafayı takınca bolca düşman topladı. Yeterince düşman edinmemiş gibi ithal kumaşların kullanımını yasaklayarak, bu malları neden biz üretmiyoruz deyince, istenmeyen sadrazam oluverdi. Padişah ricasıyla aklını biraz toplaması için Bozcaada’ya gönderildi.

Paşa İstanbul’dan uzaklaşınca, düşmanları boş durmadı tabi. Yaydılar dedikoduyu.  Darbe, cunta, rüşvet diyerek Paşa’yı, Padişah hazretlerinin gözünden olduğu gibi gönlünden de düşürdüler.

İletişim hızının, posta güvercini hızında olduğu yıllarda, Halil Hamit Paşa durumu bir izah edemeden, Karakethüdâzâde Ali tarafından öldürüldü (27 Nisan 1785) ve kesik başı İstanbul’a gönderildi.

Halil Hamit Paşa’nın, Bozcaada tarihinde özel bir yere sahiptir. Pek çok Bozcaada aşığı gibi ne gidebildi, ne kalabildi. Ya da hem gitti hem kaldı.

Tarihimizde, benden uzak, Allah’a yakın olsun temennisinin en popüler yeri, teee Fizan’dır bilindiği gibi. Fizan’a gönderilmeyi hak edecek kadar büyük kabahat işlemeyenler ise öncelikle Bozcaada’ya gönderilirdi.

1710 senesinde bir müneccim var mesela. Bir süreliğine bu müneccimi konuk etmişiz. İlginç olan, Kahin tanrı Apollo’nun kehanet merkezlerinden biri de Bozcaada’dır. Başarısız bir müneccimle Apollo’nun Bozcaada’da buluşması hoş bir tesadüf olmuş.

 Aynı yıllarda Polonya parası (zolata) basan bir kalpazan, kamu düzenine karşı suç işleyen 6 kişi, mezhep değiştirmeye zorlayan 1 kişi, fuhuştan 6 kişi ve ırza tecavüzden 2 kişi Bozcaada’ya sürgüne gönderilmiş.

Yukarıdaki örnekler 18. yüzyıla ait. Ancak yakın tarihimizde sürgün denilince akla gelen ilk isim, kuşkusuz Kemal Pilavoğlu’dur. 1958 yılından 1974 yılına kadar Bozcaada’da misafir edilmiş. Kendisi, Türk Siyasi tarihinin puslu yıllarında, soldan girmiş sağdan çıkmış, sol gösterip sağ vurmuş bir zat. Belli ki anakarada pek istenmiyordu. Bozcaada’da bolluk bereket ve zevk içinde yıllar geçirmiş. Muhteremin ada günleri hâlâ sohbet konusudur.

Tarih boyunca pek çok farklı kişiliğe ev sahipliği yapmış Bozcaada. Adanın ruhundan olsa gerek farklılıkları seviyor bu topraklar. Günümüzde de uzlaşmaz gibi görünen insanları bir arada yaşatıyor.

Herkesin bir Bozcaada’sı var, herkesin bir hikâyesi var. Bazıları için ada var olmanın bizatihi kendisi. Bazıları için baltayla kesilip atılandan geriye kalanlar. Bazıları için yaldızlı kumlara uzanıp, yıldızları seyredebileceği dünyadaki en güzel yer. Bazıları için yeni bir romanın ilk cümlesi. Bazıları içinse fırtınadan saklanılacak liman. Peki, ya senin için? 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

        

 

 



Bu yazı 5915 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

GESTAŞ'ın %25 zam yapmasını ve sonra da 5TL indirimini nasıl değerlendiriyorsunuz?


 YUKARI