Bugun...
Kaymakam Bahar Kaya'ya mektup!


Serkan İlik
serkanilik@gmail.com
 
 

Bozcaada genel anlamda kaymakamlar konusunda şanslı idi. Geçen yıl vefat eden 70’lerde görev yapan Azmi Yeşil haricinde arkasından yaptığı kötülüklerle, adaletsizlikler ile anılan pek kaymakam duymadım. Yaklaşık 7 yıllık yerel gazetecilik hayatımda da adaya gelen kaymakamların hepsi adayı çok sevdi ve adada iz bırakmak istediler. Bazen sokak ortasında herkese fırça atan, içkili işletmelere takan, vatandaşına “gavat” şeklinde hakaret eden ya da ne bileyim belirli bir kesimi dışlayan kaymakamları gazetelerde okuyunca tam tersine gelen kaymakamların çoğunu ada için şans olarak nitelendiriyorum.

Bozcaada’ya son yıllarda atanan kaymakamlar, kurum amirleri vs hepsi çok genç isimlerdi. Adamızdan son olarak bir nevi gönderilen kaymakamımız İbrahim Gültekin de 1987 doğumlu idi ve adada göreve başladığında 31 yaşında idi. Asaleten ilk kaymakam olarak atandığı yer de Bozcaada idi.

Mendirek’ten Mustafa Dermanlı ile kendisini ziyaret ettiğimiz günü ilk gün gibi hatılıyorum. Yaptığımız görüşmenin ardından daha kaymakamlık binası içinden çıkarken Mustafa ile birbirimize “Çok ilginç, zeki, samimi ve cesur. Acaba göstermelik mi” şeklinde düşünmedik de değil.

Kaymakam Gültekin adada göreve başladığında beni en çok etkileyen kısımlarından biri ise daha gelir gelmez ayağının tozu ile kendisini ziyaret eden siyasi partililere, temsilcilerine yönelik “Ben halktan yana olurum, her siyasi partiye eşit davranırım ama bunun bedeli olursa da çekerim. Benim bavulum her zaman gidecek gibi hazır” demesi idi.

Hakikaten de öyle oldu, herkese eşit davrandı, adada ortak akılla hareket edilmesini, ortak akıl ile kararlar alınmasını sağladı. Kimseye yakın durmadı, hiçbir siyasi partiye yakın olmadı, herkese ve kuruma “eşit mesafede”ydi. üstüne başarısı ve ada için yaptıkları ile Bozcaada için efsaneleşen kaymakamlardan biri oldu. Bozcaada’dan gitmesin diye arkasından imza kampanyaları, Twitter’da ilk 5’e giren kampanyalar, veda yemekleri, uğurlama törenleri, aynı Abdulgani Mağ kaymakamımız gibi arkasından bir sürü insan göz yaşı dökerek kendisini uğurladı.

Ne yazık ki son yıllarda Bozcaada’ya gelen kaymakamlar ya görev süreleri dolmadan aslında görev yapmaktan çok mutlu ve onur duyduğu Bozcaada’dan kendileri bir an önce adadan ayrılmak istedi ve gitti ya da her şeye rağmen kalmak istese de bir şekilde adadan gönderildi. Çünkü Bozcaada gibi bir yerde kaymakam olmayı şans olarak gören, kısa sürede adayı ve adalıları seven, adada hakikaten iş yapmak isteyen, siyaset ile ilgilenmek istemeyen kaymakamlar bu ortamda özgürce davranmakta çok zorlanıyor. Türkiye’de genel siyaset tutumu nasıl ise, son yıllarda Bozcaada’da da siyaset, siyasetçilerin arasındaki ilişkiler neredeyse birebir aynı.

Çünkü, örneğin nasıl ki AKP iktidarı aslında CHP’nin muhalefetinden genel anlamda memnun ve CHP’de muhalefet koltuğunu elinde bulundurmakla yetinir gibi gözüküyorsa Bozcaada’da da CHP iktidarı AKP muhalefetinden memnun aslında. AKP de geneldeki CHP muhalefeti gibi adada ikinci parti olmaktan, koltuğunu korumaktan, sadece gücü elinde bulundurmaktan gayet mutlu bir tablo çiziyor. Yıllardır değiştirmedikleri, bir adım ileri gidemediklerinin sebebi de bundan kaynaklı.

Hatta şunu söyleyeyim, geçen sene “beach” olayında olduğu gibi ranta gelince de hemen aynı safta yer alabiliyor ki bunu artık genel siyasette bile görmek zor. Düşünün ortada hukuksuz olduğu iddia edilen bir konuda belediyedeki iktidar partisinin 3 temsilcisi bile reddediyor, istifalar oluyor, kendi meclis üyesi tarafından başkan mahkemeye veriliyor ama üç kişi hariç diğer kişi ve partiler o konuda birlikte hareket edebiliyor.

Yani genel siyasette bile görmekte zorlandığımız birliktelik manzaralarını ada siyasetinde görebiliriz. Ama ne yazık ki iş ada menfaatinin çıkarına olunca bu siyasiler bu hizmetin siyasi kazanımlarının kime yarayıp yaramayacağı gibi hesaplara bile adayı, halkını gözden çıkarabiliyor. Bakın Bozcaada’da CHP’li belediyenin hatalarını, günahlarını bir kez olsun eleştirebilen siyasi parti temsilcileri var mı? Yok. Ama sağda-solda-kahvede konuşmayı da ihmal etmezler.  

Neyse konuyu gene adada görev yapacak kaymakamlara getirecek olursak, dediğim gibi; ben bugüne kadar adaya zarar veren, adanın doğal bakir yapısına, değerlerine, üzümüne, şarabına, turizmine, özgürlüklerine karşı işlere kalkışan ya da bu niyetle görevini yapmaya çalışan kaymakam görmedim. Bozcaada genel anlamda kaymakamlar anlamında hep şanslı idi. Adada gazetecilik yapmaya başladığımda çalıştığım ilk kaymakam turizm toplantısında “Bozcaada’nın da milli içkisi şaraptır” diyen Bozcaada’yı ve ada halkını yürekten seven, devlet adamı bir kaymakam ile çalıştım. Onu da ada halkı göz yaşları ile uğurlamıştı ki uğurlama ana haber bültenlerine kadar çıkmıştı.

Arada birkaç ay vekaleten atananları saymazsam adadaki gazetecilik yaptığım süre boyunca atanan  5’inci kaymakam.. Gelen kaymakamların çoğu da dediğim gibi üzerlerindeki hissettiği baskılardan dolayı ya kendisi erken gitti ya da gönderildi. Birçoğu ile samimiyetim de vardı ki bu iddialarımı ada siyasetinde olmayan kişiler bile çok iyi biliyor, hatta yeri geldiğinde tanık oluyorlar.  

Son yıllarda Bozcaada’ya atanan kaymakamların çoğunun ilk görev yeri Bozcaada oluyor. Ya da ikinci, üçüncü görev yerleri oluyor. Ama Bozcaada gibi bir yerde kaymakam olmanın görev bilinci içerisinde hakikaten çoğu da kendilerini göstermek istiyor. Kimileri de bu sırada ada halkı ile büyük gönül bağı kuruyorlar. O da adaletli olmaları ve hep adanın çıkarlarından yana olmaları. Abdulgani Mağ ve son kaymakamımız İbrahim Gültekin örneğinde olduğu gibi. Ama maalesef bu kaymakamlarımız adada iktidar partisinin bazı temsilcilerinin iki dudağı arasında kaderlerini kendileri çizmek zorunda kalıyor.

Çünkü aslında birbirlerinden iki memnun parti izlenimi verseler de konu iş yapmaya geldiğinde, genel siyasetteki tutumu izliyorlar.  Mesela adanın yararına bir iş ortaya konacaksa sırf başarılı olur da seçimlerde bunu kullanır diye engellemekten kaçınmazlar.

Ya da egolar devreye giriyor. Örneğin ada için önemli bir sanat merkezi olan bir galerinin işletmecisini sırf egoları nedeniyle çıkarmak isterler, kaymakamlar da bunu yapmak istemez. Ya da bir kitap fuarının işletmecisini sevmediği için kitap fuarını kapattırmaya çalışırlar doğal olarak da kaymakamlar bunun vebaline girmek istemezler. Bunun gibi önemli ya da sırf egodan kaynaklı baskılar nedeniyle bazı kaymakamlar adadan gitmek istedi. Biliyorum ki Mustafa Akın kaymakam da adada çok daha güzel işlere imza atmak istedi ama böyle konular yüzünden adadan kendi ayrılmak istedi.

En son kaymakamımız da sonuna kadar bu konularda direndi, büyük haksızlıklara uğradı ama birkaç kişinin dudağı arasında gönül bağı kurduğu adadan alkışlarla ve göz yaşları ile erken ayrıldı.  Şimdi adaya yeni bir kaymakam daha atandı.  Kendisi Bozcaada tarihinde görev yapacak ilk kadın kaymakam olarak tarihe geçecek. Hatırladığım kadarı ile de adaya atanan en geç kaymakam olacak. 1991 doğumlu Bahar Kaya kaymakam daha önce vekaleten çeşitli ilçelerde kaymakam olarak görev yapmış, asaleten ise ilk yeri 2018’de Samsun Yakakent’e atanmış.

Kendisi bugün göreve başladı. Bozcaada’nın yerel gazetecisi olarak naçizane tavsiyelerim olacak. Bazen ironilerin amacı dışında anlaşılması nedeniyle de bol ironi içeren tavsiyeler olduğunu da özellikle belirtirim.

Öncelikle sayın kaymakamım son yıllarda Bozcaada’da kaymakamların yaşadığı sıkıntıları umarım siz yaşamazsınız. Umarım arkasından imza kampanyaları düzenlenen, sosyal medyada adına hashtagler açılan kaymakamın ardından birileri utanmıştır, umarım o veda yemeğinde konuşulanlar, feribotta dökülen göz yaşları bazı siyasileri umarım biraz olsun utandırmışdır da siz bu egolara, bu adanın çıkarına rağmen bile siyasi hesaplara kurban edilen hırslara karşı iki arada bir derede kalmazsınız.

Biliyorum ki siz de önceki kaymakamlarımız gibi ilk önce adadan ve ada halkından yana olacaksınız. Biliyorum ki genç bir kadın kaymakam olarak Bozcaada’yı bir şans olarak göreceksiniz hem kariyerinizde hem de adada izler bırakmak isteyeceksiniz. Eminim ki siz de hiçbir siyasi partiye ne yakın ne de uzak olarak yaptığınız işlerden, adaletinizden, ada halkı ile kurduğunuz gönül bağı ile anılmak isteyeceksiniz.

Ama dediğim gibi eğer Kaymakam İbrahim Gültekin’in bu gidişi bile onları utandırmadıysa işiniz çok zor baştan söyleyeyim. Ha bu arada hiçbir zaman bu siyasi kişilerin partisindeki herkesi ya da her yönetimde olan kişilerden bahsetmiyorum. Örneğin iktidar partisinde olmanın gücünü bu şekilde kötüye ya da kendi egolarına, çıkarlarına göre kullanan kişiler aslında öyle çok değiller. İktidar partisinde de diğer siyasi partilerde de hep 3-5 kişi önce kendi çıkarlarının ya da hesaplarının derdinde olurlar ve var olan güçlerini böyle kaymakam gönderme, bunu işe alma, onu işten çıkarma gibi Türkiye’de iktidar partisi anlayışına göre hareket ederler.

Örneğin siz de adada her kesime eşit olacaksınız ama birileri bundan mutlu olmayacak. İsteyecekler ki herkese eşit ol ama bize daha fazla eşit ol. Bizim dediklerimizi işe al, bizim dediklerimizi işten çıkar, önce ben ve yakınlarım, sonra partililerim diyecekler. Siz de bir kriz halinde ortak akılla hareket edilmesinin zeminini hazırlayacaksınız ama herkesin hem fikir olduğu konuda onlar sadece kendi düşündüklerinin uygulanmasını isteyecek. Kamuda, kaymakamlığa ait mülklerde olan memurlar, işletmeciler istediği kadar komşuları, arkadaşları olsun eğer AKP’yi genelde ya da yerelde siyaseten eleştiriyorsa derhal tayin ya da derhal o işletmenin kapanması ya da kirasının arttırılmasını isteyecekler. Hatta olur da kendi ticari çıkarlarına karşı bir duruş sergileyen olursa da kaymakamlığın gücünü kullanmak isteyeceklerdir. Ha bu arada kendileri ile ya da çevreleri ile dışarda çok güzel arkadaşlıklarınız, dostluklarınız, yemekleriniz olabilir. Ama örneğin adanın köklü ailelerinden ama geçmişte CHP’de görev almış kişilerin Ramazan’da ailece iftar davetine katılırsanız sizi CHP’li suçlaması ile milletvekillerine şikayet edeceklerdir. Örneğin AKP’li bir balıkçı ile balık tutmaya giderseniz sorun yok ama İYİP’li olursa sizi İYİP’li diye suçlayabilirler. Örneğin elinizi taşın altınıza koyarsınız, turizm fuarına kaymakamlık olarak önder olursunuz, tesadüf stanta Ekrem İmamoğlu gibi popüler bir siyasetçi uğrarsa sakın aynı karede fotoğrafınız olmasın sizi Artvin’in bir köyüne sürmek isteyebilirler. Çok uzatmayayım, dediğim gibi eğer bu güçleri ellerinde bulunduran 3-5-10 kişinin bu yaklaşımları değişmezse bunları yaşamanız çok büyük ihtimal. Bu durumda direnebildiğiniz kadar direnirsiniz. Ya siz erken ayrılmak istersiniz ya da görev süreniz dolmadan sizi bir şekilde gönderebilirler.  Bu arada FETÖ'den tutuklanan kaymakamı bile gemiden uğurlamaya gidenler (ki ben de severdim ve uğurlamaya gittim) halkın gözyaşları ile uğurladığı kaymakamların veda yemeğine bile gitmezler. 

Ama ben suya-sabuna dokunmadan, genel rutin işleri yaparım, durumu idare ede ede tamamlarım görevimi derseniz de adada saygı duyarlar. Kimse kaymakam daha fazlasını yapmıyor da demez adada. Fakat bu olası şartlara rağmen siz önce adadan ve halkından yana olmak isterseniz, herkese eşit mesafede davranırsanız Bozcaada halkı sizi baştacı yapar ve hiçbir zaman kopmayacak bir gönül bağı ile de izler bırakırsınız.

Bu mektubu size ayağınızın tozu ile geldiğiniz adadanın ilk günlerinde yazmak istemezdim ama inanın size görev yapacağınız sürece yaşayacaklarınızı bilmenizi istedim. Ada halkı da zaten her gelen kaymakamı önce çok sever, sonra değer verir, hiç ön yargı ile yaklaşmaz. Bakın “Ada tarihinde ilk kadın kaymakam” başlıklı haberimize Facebook hesabımızdan, İnstagram’dan, adadaki Whatsapp gruplarından çok güzel yorumlar geldi. Onlarca güzel yorumun çoğu da kadın. Kaymakam Gültekin gibi sevilen bir kaymakamın ardından adalı kadınlar aynı heyecanla üstelik ilk kadın kaymakam olmanın mutluluğu çok pozitif “hoş geldiniz” mesajları paylaştı.

Ben inanıyorum ki şimdiden ada tarihine geçen genç kaymakamımızı da göz yaşları ile yolcu edeceğiz.

 



Bu yazı 2664 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

GESTAŞ'ın %25 zam yapmasını ve sonra da 5TL indirimini nasıl değerlendiriyorsunuz?


 YUKARI