featured

Burak Aktan’dan Bozcaada Belediyesi’ne İmar Planı Tepkisi

0





Kısa bir süre önce ikinci kez Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bozcaada İlçe Başkanlığı görevine seçilen Burak Aktan, Bozcaada Haber’e yaptığı yazılı basın açıklamasında imar planı tartışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık bir ay önce yürürlüğe giren düzenlemeyle, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarım arazilerine yapılabilecek bağevlerine ilişkin şartlar değişti. Önceki uygulamada 5 dönüm araziye 100 metrekare bağevi yapılabilirken, yeni düzenlemeyle bu hak 10 dönüm arazi için en fazla 30 metrekare olarak sınırlandırıldı.



Bakanlık tarafından Türkiye genelinde geçerli olacak şekilde yürürlüğe konulan düzenlemeyi değerlendiren AK Parti Bozcaada İlçe Başkanı Burak Aktan, bugün yaşanan mağduriyetlerin nedenlerinden birinin yıllardır tamamlanamayan Bozcaada imar planı olduğunu savundu.

İşte İlçe Başkanı Burak Aktan’ın Bozcaada Haber ile paylaştığı basın açıklamasının tamamı:



Bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymamızın önemli bir sebebi var.

Bozcaada AK Parti İlçe Başkanlığı olarak vatandaşlarımızdan her gün aynı soruyu duyuyoruz: “İmar planı ne oldu, ne zaman bitecek?” Sokakta, kahvede, çarşıda, iskelede karşılaştığımız hemşehrilerimiz yıllardır devam eden bu belirsizliğin ne zaman sona ereceğini soruyor.

İnsanlarımız bu soruyu soruyor çünkü süreç boyunca “Az kaldı”, “Plan bitiyor”, “Sona geldik” şeklinde birçok açıklama yapıldı. Halk toplantılarında umut verildi ancak aradan geçen onca yıla rağmen ortada tamamlanmış bir plan bulunmuyor. Bizim bu açıklamadaki amacımız polemik yaratmak değil; vatandaşlarımızın bize yönelttiği ortak sorulara cevap vermek ve yaşanan mağduriyeti kamuoyuyla paylaşmaktır.

Burada kimsenin kanunlara karşı çıkmak gibi bir talebi yok. Kanun değişebilir, devlet yeni düzenlemeler yapabilir. Buna herkes saygı duyar. Ancak Bozcaada’da bugün yaşanan mağduriyetin en önemli nedenlerinden biri, yıllarca tamamlanamayan imar planıdır.

Bir konunun da özellikle altını çizmek istiyoruz. Biz betonlaşma istemiyoruz. Kimsenin Bozcaada’nın yüksek binalarla, büyük sitelerle ya da kontrolsüz yapılaşmayla dolmasını istediği yok. Bizim söylediğimiz; geçmişte olduğu gibi, belirli kurallar içinde, doğayla uyumlu, adanın kimliğini koruyan, insanların kendi bağına gerçek ihtiyacını karşılayacak, mütevazı bir bağ evi yapabilmesidir. Yıllardır beklenen de budur.

Bir gerçeği de söylemek lazım. Bugün Bozcaada’daki bağların yaklaşık %60’ı, içinde bağ evi bulunan ve bu sayede bakımı yapılan bağlardır. Bağ evi sadece bir yapı değil, bağcılığın yaşamasını sağlayan en önemli unsurlardan biridir.

Bozcaada’da insanlar, o günün yürürlükteki mevzuatına göre yatırım yaptı. 5 dönüm bağını, tarlasını aldı. Bir gün çocuklarına bırakacağı küçük bir bağ evi yapmanın hayalini kurdu. Belediye de planların hazırlanacağını söyledi. İnsanlar da buna güvenerek bekledi.

Aradan 10-12 yıl geçti. Plan hâlâ tamamlanamadı. Bu süreçte ülke mevzuatı değişti. Eğer plan zamanında sonuçlandırılmış olsaydı, bugün birçok vatandaş mevcut haklarını kullanmış olacaktı. Bugün yaşanan mağduriyetin en önemli nedenlerinden biri, planların yıllarca bitirilememesidir.

Çevremizde 2-3 yıl içinde planlarını tamamlayan birçok ilçe var. Bozcaada ise yıllardır aynı noktada. Üstelik bugün bağ evleriyle ilgili ikinci etap diye konuşulan alanın planlama süreci ihale aşamasına bile gelmiş değil. Yani 10-12 yıl sonra hâlâ başladığımız yerde sayıyoruz.

Bu süreçte insanlar sadece ev yapma hakkını kaybetmedi. Belirsizlik büyüdü, barınma sorunu arttı, kaçak yapılaşma çoğaldı. En basit imar uygulamaları bile yapılamaz hâle geldi.

Bu iş sadece ev yapmakla da ilgili değil. Adanın esnafı özellikle kış aylarında ayakta durmakta zorlanıyor. Oysa planlar zamanında tamamlansaydı, yapılacak her ev; ustasına, nalburuna, elektrikçisine, tesisatçısına iş demekti. Adaya çalışmaya gelen ekipler otellerde kalacak, lokantalarda yemek yiyecek, marketten alışveriş yapacaktı. Bu hareketlilik sadece inşaat sektörüne değil, Bozcaada ekonomisinin tamamına nefes olacaktı. Bir diğer mağdur da yıllardır toprağını koruyan Bozcaadalılar oldu. Arazisini değerlendiremeyen, emeğinin karşılığını alamayan insanlar da bu belirsizliğin bedelini ödedi.

Vatandaşın yıllarca bekletilmesi kabul edilebilir değildir. İnsanlar sadece ev yapmayı değil, çocuklarına bırakacakları bir yaşamı planladı. Geciken her yıl, insanların hayallerinden ve emeklerinden bir parça daha aldı.

Burada kaybedilen sadece zaman değil. İnsanların ömrü geçti. Kimi evini göremeden yaşlandı, kimi hastalıklarla mücadele etmeye başladı, kimi de adadan gitmek zorunda kaldı. Böyle bir mağduriyetin artık sona ermesi gerekiyor.

Bir başka konu da şu. Sayın Belediye Başkanı seçim döneminde bu imar planlarını iki yıl içinde tamamlayacağını vaat etmişti. Bugün de konu her açıldığında süreçte önemli ilerlemeler olduğunu, sona yaklaşıldığını, birçok eksikliğin giderildiğini ifade ediyor. Elbette bu süreçte teknik çalışmalar yapılmış, belli aşamalar kaydedilmiş olabilir. Bunları yok saymıyoruz.

Ancak vatandaşın baktığı yer çok farklı. Vatandaşın tek bir sorusu var: “Ben bugün evimi yapabiliyor muyum?” Bunun cevabı maalesef hâlâ hayır. Dün yapamıyorduk, bugün de yapamıyoruz. Dün bağımıza küçük bir bağ evi yapamıyorduk, bugün de yapamıyoruz. Dün gençlerimiz barınma sorunu yaşıyordu, bugün de yaşamaya devam ediyor. Yani vatandaş açısından sonuç değişmediği sürece, verilen emeklerin ya da anlatılan süreçlerin bir karşılığı oluşmuyor. İnsanların beklediği şey açıklama değil, sonuçtur.

Bugün konuşmamız gereken şey siyaset değil; iyi yönetimdir. Çünkü kamu yönetiminin görevi vatandaşın önünü açmaktır, onu yıllarca belirsizliğin içinde bekletmek değildir. Bu kadar yıl bu süreci yönetenlerin de yaşanan gecikmenin nedenlerini aynı şeffaflıkla vatandaşla paylaşması ve ortaya çıkan mağduriyet konusunda sorumluluk alması gerekir.

Ve artık şu soruyu sormak gerekiyor:

Bu kadar yıl evini yapamayan insanların hesabını kim verecek?

Hayatının birikimini toprağa bağlayıp yıllarca bekleyen insanların hesabını kim verecek?

Kışın ayakta kalmaya çalışan esnafın, emeğinin karşılığını alamayan Bozcaadalının hesabını kim verecek?

Çünkü burada kaybedilen sadece yıllar değil; insanların umutları, emekleri ve Bozcaada’nın geleceğidir.

Bozcaada AK Parti İlçe Başkanlığı olarak, vatandaşlarımızın yaşadığı bu mağduriyetlerin giderilmesi, imar planının bir an önce tamamlanması ve adanın ihtiyaçlarına uygun çözümlerin hayata geçirilmesi için üzerimize düşen her türlü yapıcı girişimi ilgili kurumlarımız nezdinde sürdürmeye devam edeceğiz.

Çünkü bizim önceliğimiz polemik üretmek değil; Bozcaada’nın sorunlarının çözülmesi, vatandaşlarımızın hak ettiği hizmete kavuşması ve adanın geleceğinin güvence altına alınmasıdır.

 

Burak Aktan’dan Bozcaada Belediyesi’ne İmar Planı Tepkisi
0




E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Bozcaada Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.