Türkiye İşçi Partisi (TİP) Bozcaada İlçe Örgütü, Bozcaada’da yapılması planlanan Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı Projesi’ne ilişkin eleştirilerini yineledi. TİP Bozcaada Örgütü, 2018 yılında “Bozcaada Balıkçı Barınağı İskelesi ve Rıhtımın Geliştirilmesi Projesi” için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının, 2025 yılında gerçekleştirilen “Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı” ihalesinin dayanağı olarak kullanılmasını sorguladı.
TİP Bozcaada İlçe Örgütü, Çanakkale Valiliği ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ilgili birimlerine başvurduklarını belirterek, iki proje arasındaki teknik farklılıkların ve çevresel değerlendirme sürecinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Örgütün sosyal medya hesabından yayımladığı basın açıklaması şöyle:
BOZCAADA LİMANI İÇİN SORUYORUZ: BALIKÇI BARINAĞININ ÇED’İ NASIL YAT LİMANININ DAYANAĞI OLDU?
Bozcaada’nın geleceğini ilgilendiren liman projesi hakkında aylardır sorduğumuz sorular artık yalnızca bizim değil, kamuoyunun da gündemindedir.
2018 yılında “Bozcaada Balıkçı Barınağı İskelesi ve Rıhtımın Geliştirilmesi Projesi” için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.
Aradan yıllar geçti.
2025 yılında ise “Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı” adıyla yeni bir ihale gerçekleştirildi.
Ancak önümüze gelen belgeler, 2018 tarihli proje ile 2025 tarihli ihale arasında proje adı, kullanım amacı ve teknik kapsam bakımından önemli farklılıklar bulunduğunu gösteriyor.
İşte tam da bu f soruyoruz:
Balıkçı barınağı için alınmış 2018 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararı, hangi hukuki ve teknfik gerekçeyle 2025 tarihli yat yanaşma rıhtımı ihalesinin dayanağı olarak kullanılmaktadır?
Üstelik ihale dosyasında;
farklı uzunluklarda mendirek ve rıhtım imalatları
rıhtım altı dip taraması
farklı teknik uygulamalar
gibi 2018 tarihli proje ile karşılaştırılması gereken önemli unsurlar bulunmaktadır.
Evrensel gazetesi 27 Haziran 2026 tarihinde konuyu “Antik limana dolgu projesi yargıda” başlığıyla kamuoyuna taşıdı. Haberde, Bozcaada’da antik liman kalıntıları üzerine 1 milyon tonu aşan deniz dolgusu öngörüldüğü ve projenin yargıya taşındığına dikkat çekildi.
3 Ağustos 2026 tarihinde BirGün gazetesi de “Balıkçı barınağı yerine yat limanı” başlığıyla yayımladığı haberde, 2018 yılında balıkçı barınağının geliştirilmesi için alınan ÇED kararının 2025 tarihli yat yanaşma rıhtımı ihalesine dayanak yapıldığını ve iki proje arasında isimden teknik içeriğe kadar farklılıklar bulunduğunu kamuoyuna duyurdu.
Biz de Bozcaada halkının hakkını ve adanın geleceğini korumak adına kurumlara başvurduk.
Çanakkale Valiliğine ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ilgili birimlerine verdiğimiz dilekçelerle;
2018 tarihli proje dosyasının, 2025 tarihli ihale dosyasının, ÇED kararının dayanaklarının ve iki proje arasındaki teknik farklılıkların kamuoyuna açıklanmasını talep ettik.
13 Ağustos 2026 tarihinde Çanakkale Valiliğinden tarafımıza gönderilen resmi yazıda önemli bir bilgi paylaşıldı.
Valilik yazısında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı IV. Bölge Müdürlüğünün 11 Ağustos 2026 tarihli yazısına atıfla, 18.12.2018 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararının geçerliliğinin 18.09.2023 tarihli yazıyla devam ettiğinin bildirildiği ve söz konusu kararın esas aldığı Proje Tanıtım Dosyasına ulaşılabileceği belirtildi.
Ancak bu cevap bizim sorularımızı bitirmiyor.
Tam tersine, yeni sorular doğuruyor.
Çünkü mesele yalnızca 2018 tarihli kararın bugün geçerli olup olmadığı değildir.
Asıl mesele şudur:
2018 yılında çevresel değerlendirmeye konu edilen proje ile 2025 yılında ihale edilen proje gerçekten aynı proje midir?
Eğer aynı projeyse, teknik farklılıkların açıklanmasını istiyoruz.
Eğer farklı bir proje ise, neden yeni ve güncel bir çevresel değerlendirme yapılmadığını soruyoruz.
Bozcaada’nın kıyıları, denizi ve tarihi dokusu üzerinde böylesine büyük bir müdahalenin yalnızca eski bir dosyaya yapılan atıfla açıklanmasını kabul etmiyoruz.
Bozcaada halkının bilmeye hakkı var.
Bu proje;
Kimin ihtiyacını karşılayacak?
Gerçek kamu yararı nedir?
Ada ekonomisine ve balıkçılığa etkisi ne olacaktır?
Feribot güvenliği nasıl korunacaktır?
Deniz sirkülasyonu ve kıyı ekosistemi nasıl etkilenecektir?
Milyonlarca tonluk dolgu ve inşaat faaliyetinin ada yaşamına etkisi nasıl değerlendirilecektir?
Ve en önemlisi:
2018’de BALIKÇI BARINAĞI denilen proje, 2025’te nasıl YAT YANAŞMA RIHTIMI oldu?
Bizim talebimiz nettir:
Şeffaflık istiyoruz.
Bilimsel ve güncel çevresel değerlendirme istiyoruz.
Tüm proje ve ihale belgelerinin kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz.
Bozcaada halkının karar süreçlerine dahil edilmesini istiyoruz.
Bozcaada’nın kıyıları birilerinin yatırım alanı değil, hepimizin ortak yaşam alanıdır.
Bozcaada’nın geleceği, Bozcaada halkından habersiz belirlenemez.
Türkiye İşçi Partisi
Bozcaada İlçe Örgütü































